Aikido mu, karate mi, judo mu? Farkları ve size uygun olanı

Aikido ikili tekniği: partnerler bileği kavrayıp birlikte dönüyor, Katsu Ankara, Çayyolu.

Kendisi ya da çocuğu için bir savaş sanatı arayanların aklındaki soru çoğu zaman bu: aikido mu karate mi, yoksa judo mu? Üçü de Japon temelli ve dışarıdan bakınca birbirlerine benzeyebilirler, ama çalışma biçimleri ve derste yaşadığınız şey epey farklı. Bu yazıda karatenin ve judonun tarihine girmiyoruz; aikidoyu kısaca anlatıp farkların üzerinden gidiyoruz.

Hangisinin “daha iyi” olduğunu da söylemiyoruz, çünkü böyle bir cevap yok. Her biri iyi bir hocayla ve düzenli çalışıldığında insana çok şey katar. Amacımız size hangisinin uyduğunu bulmanıza yardım etmek.

Aikido nedir?

Aikidoyu Morihei Ueshiba (1883–1969) geliştirdi. Ueshiba gençliğinde kılıç, mızrak ve jujutsu çalıştı; aikidonun teknik iskeleti, 1915’te Sokaku Takeda’dan öğrendiği Daitō-ryū aiki-jūjutsu’dan geliyor. Adı “uyumun yolu” diye çevrilebilir.

Aikidoda gelen kuvveti durdurmaya çalışmazsınız, onu yönlendirirsiniz. Saldırının çizgisinden çıkar, partnerinizin dengesini onun kendi hareketiyle bozar, onu bir atışla ya da bir bilek veya kol kontrolüyle yere indirirsiniz. Bunu yaparken partnerinize zarar vermemeye dikkat edersiniz.

Aikido bir savaş sanatı; İngilizcedeki “martial art” kelimesinin karşılığı. Disiplin ve kişisel gelişim yönünü anlatırken de budo diyoruz. Budo kelime anlamıyla “savaş yolu”; biz onu, Nobuyoshi Tamura’dan hocamız Nebi Vural’a uzanan çizgide olduğu gibi, savaş sanatının insanı eğiten yanı için kullanıyoruz.

Aikido mu karate mi judo mu: aikidoyu ayıran ne?

En belirgin fark teknikte. Karatede vuruş, judoda tutuş ve atış öne çıkıyor; aikidoda ise yönlendirme, atış ve eklem kontrolü. Hızlı ve patlayıcı hareketi, mesafeden çalışmayı seven biri karatede; yakın temasta güç ve dayanıklılık arayan biri judoda kendini rahat hisseder. Aikido dersine ilk kez katıldığınızda ise dikkatinizi çekecek birkaç şey var.

Kimseyle yarışmazsınız

Karatede ve judoda yarışma önemli bir yer tutuyor. Aikidoda ise müsabaka yok; Katsu’nun bağlı olduğu Eurasia Aikido Organization (EAO) çizgisinde de yarışma yapılmıyor. Kazanan ya da kaybeden olmadığı için dersin amacı birini yenmek değil, dünkü hâlinizden biraz daha iyi çalışmak. Her öğrenci kendi gelişimine göre değerlendiriliyor, başkasıyla kıyaslanmıyor.

Partnerinizle birlikte çalışırsınız

Judoda partneriniz size direnir, karatede kumite ile kalıp çalışma bir arada yürür. Aikidoda ise iki kişi sırayla çalışır. Biri saldırır ve tekniği karşılar, buna uke denir; öteki tekniği yapar, buna da nage denir. Roller sürekli değişir. Partneriniz size rakip değil, çalışma arkadaşı; tekniği onunla birlikte, giderek artan hız ve güçle öğrenirsiniz. Tekniği karşılayan da uygulayan kadar öğrenir.

Düşmeyi ilk dersten öğrenirsiniz

Düşmeyi öğrenmek judoda da aikidoda da ilk derslerden başlar. Judoda düşüşler daha sert, aikidoda daha çok yuvarlanarak yapılır. Aikidoda ilk öğrendiğiniz şey bir teknik değil, güvenli düşmek; buna ukemi deniyor. Önce oturduğunuz yerden, sonra diz üstünden, en son ayaktan öne ve geriye yuvarlanmayı çalışırsınız.

Silahla da çalışırsınız

Bokken denen ahşap kılıç, jo denen sopa ve tanto denen ahşap bıçak aikidonun parçası. Hocamız Nebi Vural’ın bir röportajında söylediği gibi, aikido tekniklerinin kökeni kılıç. Silahla çalışmak, eli boş tekniklerdeki mesafeyi ve zamanlamayı da daha iyi anlamanızı sağlıyor.

Sokakta hangisi işe yarar?

Bu soru sık soruluyor ve dürüst cevabı şu: hiçbiri sihir değil. Kendinizi savunabilmeniz, hangisini seçtiğinizden çok ne kadar düzenli ve doğru çalıştığınıza bağlı. Judonun direnen partnerle çalışması, karatenin mesafe ve vuruş bilgisi, aikidonun denge bozma ve çatışmayı büyütmeden bitirme fikri ayrı ayrı değerli. Aikido da size yenilmezlik vaat etmez; düzenli çalışan birine farkındalık, denge ve kontrol kazandırır.

Çocuğunuz için hangisi?

Önce çocuğunuza bakın. Madalya ve turnuva onu çalışmaya teşvik ediyorsa karate ve judo bu ihtiyaca daha iyi cevap verir. Yarışma onu geriyorsa aikido rahat bir yer olabilir; aikidoda çocuk başkasıyla değil, dünkü hâliyle kıyaslanır. Çekingen çocuklar için bu çoğu zaman rahatlatıcı.

Düşmekten korkuyorsa, aikidoda ve judoda her derste güvenli düşme çalışıldığını bilin; bu beceri oyunda ve günlük hayatta da işe yarar. Çok hareketli bir çocuksa üçü de bu enerjiye bir düzen verir; aikido onu kurallı bir partner çalışmasına çevirir.

En iyi yol, çocuğunuzla birlikte birkaç dojoyu görmek ve onun nerede rahat ettiğine bakmak. Katsu’da çocuklar (8–12) ve gençler (12–17) ayrı gruplarda çalışıyor; eğitmen her çocuğu tek tek izliyor. Grupların gün ve saatleri Çocuk ve Genç Aikido sayfasında.

Yetişkin biri için hangisi?

Yaş, kilo ya da kondisyon aikidoya başlamak için engel değil. Yeni başlayanlar için bir saatlik derslerimiz var; yarım saati esneme ve hazırlık, yarım saati teknik. Sert temas ve yarışma istemiyorsanız aikido ya da kata ağırlıklı çalışan bir karate okulu size daha uygun olabilir. Güç ve dayanıklılık arıyorsanız judo iyi bir seçim.

Bir de zamanı düşünün. Bir yıl boyunca haftada iki derse düzenli gelmek, hangisini seçtiğinizden daha belirleyici. Evinize ya da işinize yakın, saatleri size uyan bir dojo çoğu zaman en doğru seçim.

Karar vermeden önce bir dersi izlemek ya da denemek, okumaktan çok daha fazlasını anlatır. Dojonun havası, hocanın nasıl öğrettiği ve öğrencilerin birbirine nasıl davrandığı, seçtiğiniz çalışmanın adından daha önemli.

İlk dersiniz ücretsiz; yeni başlayanlar için ders saatleri Aikido sayfasında.

Ücretsiz deneme dersi
Yukarı Çık