Aikido Nedir?

Aikido’nun Kurucusu Kimdir?

Aikido’nun kurucusu, öğrencileri taraafından saygıyla O’Sensei (büyük öğretmen) olarak anılan Morihei Ueshiba’dır (1883–1969). Ueshiba genç yaşta jujutsu, kenjutsu ve sōjutsu gibi geleneksel savaş sanatlarında eğitim aldı. Bu disiplinlerin her biri ona farklı bilgi ve deneyimler kazandırdı. Çıplak elle, kılıçla ve mızrakla uygulanan bu sanatlardan kaldıraç mekaniğini ve eklem kontrolünü, mesafe ve zamanlamayı, doğrusal bir hat üzerinde hareketin prensiplerini öğrendi. Ancak asıl dönüm noktası, 1915 yılında Sokaku Takeda ile tanışarak Daitō-ryū Aiki-jūjutsu çalışmaya başlamasıyla geldi. Bu okulun teknik yapısı, Ueshiba’nın ileride Aikido adını vereceği sanatın iskeletini oluşturdu.

O’Sensei Morihei Ueshiba

Aikido’nun Doğuşu

1920’ler ve 1930’lar boyunca Ueshiba, kendi tabiriyle, Takeda’nın budoya gözlerini açmasıyla kendi vizyonunu geliştirmeye başladı. Daitō-ryū’nun katı ve köşeli yapısını biraz daha yumuşatarak, rakiple doğrudan çarpışmak yerine nefes tekniklerini kullanarak hareketi yönlendirme prensiplerini geliştirdi. Bu yaklaşım, klasik budo anlayışında önemli bir zihinsel ilerlemeyi de beraberinde getirdi. Çünkü Ueshiba’ya göre, savaş sanatının nihai amacı karşı tarafı yenmek değil, çatışmayı verimli bir biçimde çözmekti. Yani çatışmanın çözümünü rakibi yok etmede değil, çatışmaya sebep olan unsurlarların ortadan kaldırılmasında buldu. Bu nihai hedefe ulaşmak, çatışmayı başlamadan bitirmek için ise çok çalışmak gerekiyordu. Bu dönemde kurduğu Kobukan Dōjō, yoğun antrenmanlarıyla tanınıyor, “cehennem dōjōsu” olarak anılıyordu. Ancak burada yetişen öğrenciler, Aikido’nun disiplin ve teknik bütünlüğünü sonraki kuşaklara taşıyacak kişiler oldu. 1930’da Judo’nun kurucusu Jigoro Kano, Ueshiba’nın dojosunu ziyaret etti ve “İşte benim hayal ettiğim Budo” dedi. Kano en iyi öğrencilerinden Mochizuki ve Takeda’yı Aikido’yu öğrenmeleri için Ueshiba’nın yanına gönderdi.

Ueshiba ve Nobuyoshi Tamura

2. Dünya Savaşı yılları, Aikido’nun olgunlaşma dönemidir. Ueshiba, bu yıllarda Aikido’yu tamamen budo temeli üzerine oturttu. Onun için Aikido, kenjutsu’nun prensiplerini çıplak ele uyarlayan bir “yaşayan kılıç yolu” idi. Temel teknikleri, bir saldırıyı yok etmekten çok, yönünü değiştirerek onu kontrol altına almak için tasarladı. Böylece Aikido, klasik budo disiplinleriyle aynı teknik titizliği taşırken, öldürücü olmaktan ziyade dönüştürücü bir karakter kazandı.

Aikido’nun Yayılması

Japonya hükümeti 1942’de “Aikido” adını resmi olarak kabul etti ve özel kuvvetlerin eğitimde yer verdi. “Ai” uyumu, “Ki” yaşam enerjisini, “Do” ise yolu ifade eder. Yani Aikido, “yaşam enerjisiyle uyumun yolu”dur. Bu, kurucusu olduğu savaş sanatının doğanın çatışmasız ve dengeli işleyişiyle uyumlu bir budo olduğunu simgeliyordu. Ueshiba’nın öğrencileri 1960lı yıllarda Japonya’nın farklı bölgelerinde ve yurt dışında dōjōlar açarak Aikido’yu yaydılar. Gozo Shioda, Tadashi Abe, Hiroshi Tada, Nobuyoshi Tamura, Yoshimitsu Yamada ve Kazuo Chiba gibi isimler, hem teknik hem de pedagojik açıdan kendi yorumlarını katarak sanatı geliştirdiler.

Günümüzde Aikido, dünya çapında yüz binlerce uygulayıcıya sahip bir budodur. Ueshiba’nın çizdiği çerçevede, teknik hassasiyet, zamanlama, denge ve merkezin korunması hâlâ temel ilkeler olarak kalmıştır. Modern Aikido dōjōları, saldırı ve savunmayı ayırmayan bir hareket anlayışını, farkındalığı ve rakibe saygıyı öğretir. Böylece Aikido, kılıcın disiplinini bedenin içinde yaşatan bir çağdaş budo olarak, Morihei Ueshiba’nın başlattığı yolu günümüzde de sürdürmektedir.